F.Bahçe Avrupa’da başarılı olmak için ne yapmalı?
F.Bahçe Avrupa’da başarılı olmak için ne yapmalı? Ali Şen’e göre Zico gönderilmeli. İbrahim Altınsay’ın düşüncesi daha kuşatıcı. Ahmet Çakır, F.Bahçe’nin yine başarılı olamayacağı iddiasında. Zeki Çol, kaliteli iki yabancının alınmasını şart koşuyor. | | Fenerbahçe 1959’da başlayan Türkiye Birinci Ligi’ndeki 17. şampiyonluğuna ulaştı. Dile kolay, 17 şampiyonluk. Geçen hafta Trabzonspor ile 2-2 berabere kalarak ligin bitimine iki hafta kala şampiyonluğunu ilân eden Sarı-Lacivertli futbolcuların sevinci görülmeye değerdi. Başta Alex ve Tuncay olmak üzere oyuncuların hemen hepsi o gece televizyon mikrofonlarına dakikalarca şampiyonluğu anlattı. Futbolcular çok sıkıntı çekildiğinden dem vurdu, bazıları şampiyonluğu taraftara armağan etti. 100. yılın önemine işaret edildi. Ama biri vardı ki hepsinden farklı konuştu. Şampiyonluğun Avrupa için bir araç olması gerektiğini söylüyordu bu oyuncu. F.Bahçe’nin bundan sonra yönünü Avrupa’ya çevirmesi gerektiğine işaret eden kişi kaptan Ümit Özat’tı. F.Bahçe’nin yumuşak karnıydı Avrupa. Sarı-Lacivertli takım Avrupa’da bir türlü başarılı olamıyordu. Başkan Aziz Yıldırım’ın da en büyük hayali F.Bahçe’yi Avrupa’da zirveye taşımaktı. Rakipleri G.Saray’ın UEFA Kupası’nı almasını tesadüfe bağlayan Yıldırım, kendi takımının bu başarıyı yakalamasını bir türlü sağlayamıyordu. Yıldırım’ın Avrupa’da başarı vaatleri sezon başında da devam etti. Aziz Başkan, “100’üncü yılımızda hedeflerimiz büyüktür. Fenerbahçe’yi dünya takımı yapacağız. Avrupa kupalarından birinde şampiyon olacağız. Lig ve Türkiye Kupası şampiyonu olacağız. Dünya çapında futbolcular alacağız.” demişti. Onun bu vaatlerinden sadece Türkiye Ligi şampiyonluğu gerçekleşti. Bu başarı bazı F.Bahçe taraftarlarını mutlu etmedi. Sokaklarda önceki şampiyonluklara oranla coşku yoktu. Evlerinin balkonlarından bayrak asanların sayısı azdı. Yönetimin sürekli federasyonla ve hakemlerle didişmesi, futbol takımını ligden çekmek gibi sıra dışı tehditlerde bulunması ve en önemlisi Avrupa’da başarıyı yakalayacak kadro oluşturamaması F.Bahçe taraftarlarında burukluk oluşturdu. Hatta İzmir’de avukatlık yapan Mehmet Ali Tunçay adlı fanatik F.Bahçe taraftarı Başkan Aziz Yıldırım aleyhine, Avrupa kupalarında şampiyon yapma ve dünya yıldızları alma sözünü tutmadığı için bin YTL’lik manevi tazminat davası açtı. Avukatı mahkemede Yıldırım’ı, “Müvekkilim, kulüp başkanı sıfatından kaynaklanan hak ve ödevlerinin gereklerini yerine getirmektedir. Yönetim görevi icra edilirken her kesimin memnun olacağı kararları almak imkânsızdır. Takım liglerin bitimine iki hafta kala şampiyon olmuştur. Bu nedenle davanın reddedilmesi gerekmektedir.” şeklinde savundu. Hâkim ilk duruşmada davayı reddetti ama dava bu yönüyle tarihe geçti. Peki, Aziz Yıldırım’a önümüzdeki sezon bu tür davalar açılmaması için tarihinin hiçbir döneminde Avrupa’da hayal ettiği başarıyı elde edemeyen F.Bahçe ne yapmalı? Bu soruyu kulübün eski başkanlarından Ali Şen’e, G.Saray’ın Avrupa’daki zaferlerini çok yakından takip eden Spor Yazarı Ahmet Çakır’a, Beşiktaş’ta yöneticilik yapmış ve Avrupa futbolunu iyi bilen İbrahim Altınsay’a ve değerli spor yazarı Zeki Çol’a sorduk? Onların cevaplarına geçmeden önce şunu da belirtmekte yarar var. Bu yıl da Şampiyonlar Ligi’nin kapısından içeri girmek bir hayli zor. Zira F.Bahçe takım puanının (36 bin 791) düşük olması ve Türkiye’nin UEFA klasmanında 15. sırada yer alması sebebiyle bir ön eleme oynayacak. Üstelik ön elemede seri başı olması şu anki görüntü itibariyle mümkün görünmüyor. Ahmet Çakır da F.Bahçe’nin takım puanının düşüklüğüne işaret ediyor. Çakır, Avrupa’da başarılı olmak için takım puanının en az 60-70 bin olması gerektiğini dile getiriyor. “F.Bahçe’nin ilk önce puanını artırması, konum olarak belli bir yere gelmesi lazım. Kadrosu zayıf değil. Espanyol’un çok mu güçlü kadrosu var? G.Saray büyük başarılar kazandığı dönemde 78 bin puana ulaşmıştı. Bu işin en önemli sırlarından biri bu. F.Bahçe’ye bakıyoruz puanı 36 bin küsûr. F.Bahçe önceki yıl Zaragoza bu yıl Alkmaar maçlarında çok fazla puan kazanma noktasına gelmişti. Ama elendi. Üstelik basit savunma hataları yüzünden elendi. Önemli oyuncular alıyor ama önemli noktalarda da boşluklar bırakıyor. Transferleri doğru ve dengeli yapmıyor.” ALİ ŞEN: KÜÇÜK BAŞARILAR ARTIK MUTLU ETMEZ Ahmet Çakır, F.Bahçe’nin bir başka eksikliğini de sistem takımı olmaması olarak gösteriyor. Ona göre, hep yıldızlara dayalı bir anlayış benimseyen F.Bahçe’nin bu karakterini değiştirmesi gerekiyor. Ve Çakır iddialı bir şekilde sözlerini sonlandırıyor: “F.Bahçe’nin Avrupa’da önümüzdeki sezon da başarılı olma şansı yok. Şu anki yapısıyla beklenen sıçramayı yapamaz.” Eski başkanlardan Ali Şen ise F.Bahçe’nin üç puanlı sistemde en az puan toplayarak şampiyonluk elde eden takım unvanıyla tarihe geçtiğini dile getiriyor. Ona göre Zico rakipler az puan aldığı için F.Bahçe’yi şampiyon yaptı. Şen, önümüzdeki sezon Avrupa’da başarıyı hedefleyen yönetimin Brezilyalı teknik adamla yollarını kesinlikle ayırması gerektiğini belirtiyor. “Zico’nun akıllı hoca olduğuna inanmıyorum. Bu iş onla olmaz. Yabancı futbolcu transferi de önemli. Aziz Yıldırım, Şampiyonlar Ligi’ni hedefleyen bir takımın kadrosuna direkt katkı yapacak futbolcu almalı. Yıldız transfer etmek eskisi gibi zor değil. İyi futbolcular bulurlarsa takım Şampiyonlar Ligi şampiyonu olur.” Ali Şen, F.Bahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ne katılamaması ve orada başarı elde edememesi halinde Başkan Aziz Yıldırım’ın başının ağrıyacağını kaydediyor. Şen, tribünlerin artık Türkiye Ligi gibi küçük başarılarla mutlu olamayacağını belirterek, “F.Bahçe seyircisi 100. yılın hatırı için, Futbol Federasyonu Başkanı ve organlarıyla yaşanan kavgalar sebebiyle yönetimin geçen yıl Avrupa’daki başarısızlığına fazla ses çıkarmadı. Bu kavgalar geçti. Artık hedef büyük. Kimse küçük hedeflerle tribünleri mutlu edemez.” Zaman Gazetesi yazarı Zeki Çol, F.Bahçe’nin lokal hedeflerle yetinip camiasının ağzına bir parmak bal çalma döneminin çoktan geride kaldığını belirtiyor. F.Bahçe’nin artık uluslararası arenada büyük hedeflere koşması lazım geldiğinin altını çizen Çol, Sarı-Lacivertli takımın bunu yapabilecek fırsatları da son iki sezonda yakaladığını ama güçlü kadrosuna karşın belirgin teknik adam yanlışlarıyla (Daum ve Zico’yu kastediyor) Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası’nda yükselme şansını ıskaladığını kaydediyor. Zeki Çol, Zico’nun tüm iyi niyeti ve sınırlı becerilerine karşı henüz üst düzey yarışmaların stratejisini Avrupa’daki futbol gerçeklerine göre değerlendirebileceğine ihtimal vermiyor. Mevcut futbolcu kadrosunda da bazı oynamaların gerekli olduğunu dile getiren Çol, “Fenerbahçe fazla değil, uluslararası deneyime sahip üst düzey iki oyuncuyla kadroyu takviye eder ve Avrupa futbolunu yakından bilen bir teknik adamla buluşabilirse yeni ufuklara, daha üst düzeyde bir performansla koşabilir.” diyor. Beşiktaş’ın 100. yılda elde ettiği şampiyonlukta takımın yöneticisi olan İbrahim Altınsay ise F.Bahçe’nin Şampiyonlar Ligi ön elemesinde muhtemelen güçlü bir takımla karşılaşacağını ama F.Bahçe de dâhil Türk takımlarının Şampiyonlar Ligi’nde gruplarda oynayabilecek, zaman zaman gruptan çıkabilecek, UEFA’da da çeyrek ve yarı finali yakalayabilecek ekonomik güçleri ve taraftar tabanlarının bulunduğunu düşünüyor. Şampiyonlar Ligi’ni kazanan Porto’nun, sürekli gruplardan çıkan PSV Eindhoven’in, O.Lyon’un bütçelerinin bizim takımlarınkinden düşük olduğunu, UEFA’da yarı final oynayan takımların bütçelerini söylemeye bile gerek duymadığını dile getiren Altınsay, Avrupa’da başarılı olmanın öncelikle bütçeye, yabancı oyuncu sayısına bağlı bir şey olmadığını iddia ediyor. “Bu bir kültür, vizyon, organizasyon, yönetim ve emek meselesi... Nasıl en lüks evde oturmakla yaşam standardınız yükselmiyorsa, o evde nasıl yaşadığınız önemliyse... Nasıl televizyonunuzun çok pahalı olmasından çok orada ne izlediğiniz önemliyse, Avrupa’da başarılı olmak da böyle bir şey. Orada başarılı olacak bir stratejiniz, programınız, organizasyonunuz olacak. Kulübünüz buna göre yönetilecek. Kendinizi ve taraftarınızı hayali hedeflerle avutmayacaksınız. Hatalarınızdan, yenilgilerden dersler çıkaracaksınız ve çok çalışacaksınız. Avrupa’yı gidip maç ve kupa kazanılan, yabancılara ‘duy sesimizi’ denilen bir yer değil, parçası olunacak bir yer olarak göreceksiniz.” diye konuşan Altınsay, F.Bahçe’nin bu reçeteyi uygulaması halinde Avrupa’da başarılı olacağını iddia ediyor. F.Bahçe bugüne kadar Şampiyonlar Ligi’ne 4 kez katıldı. Sarı-Lacivertliler ligde gruplardan çıkmayı başaramadı. İspanya Ligi La Liga’daki mazisi sadece ve sadece 8 yıl olan 60 bin nüfuslu kasaba takımı Villarreal, geçtiğimiz yıl ilk kez katıldığı Şampiyonlar Ligi’nde yarı final oynamış ve Arsenal’e elenmişti. Bu tür örneklerin bol olduğu bu ligde Aziz Yıldırım’ın önümüzdeki sezon muhtemel bir başarısızlığa mazeret üretmesine F.Bahçe taraftarları sabır gösterecek mi? Ya da F.Bahçe tarihine şanlı bir sayfa ekleyebilecek mi? Bekleyip göreceğiz. AZİZ YILDIRIM DÖNEMİNDE F.BAHÇE'NİN AVRUPA KARNESİ Aziz Yıldırım, Fenerbahçe’ye 15 Şubat 1998’de başkan seçildi. 1997-1998 sezonunun ikinci yarısında başlayan görevi boyunca, 4. kez lig şampiyonluğu sevinci yaşadı. Bu dönemde sırasıyla Hırvat Otto Bariç, Alman Joachim Löw, Rıdvan Dilmen, İtalyan Zdenek Zeman, Turhan Sofuoğlu, Mustafa Denizli, Alman Werner Lorant, Oğuz Çetin, Tamer Güney, Christoph Daum ve son olarak Brezilyalı Zico olmak üzere 11 ayrı teknik adamla çalışan Aziz Yıldırım, bu teknik adamlardan Denizli, Daum (2 kez) ve Zico ile şampiyonluk gördü. Yıldırım döneminde F.Bahçe 3 kez de ligi ikinci bitirdi. Avrupa’da ise Yıldırım’ın karnesi pek iyi değil. Öncelikle Şampiyonlar Ligi’nden başlayalım. Bu ligde F.Bahçe 2001-2002 sezonunda ön elemede karşılaştığı İskoçya’nın G.Rangers takımını 0-0 ve 2-1’lik sonuçlarla eledi ve tarihinde 2. kez Şampiyonlar Ligi’ne katıldı. Ligde ise B.Leverkusen (1-2, 1-2), Barcelona (0-3, 0-1), O.Lyon (0-1, 1-3) karşısında hiç puan alamadı. O sezon Sarı-Lacivertli takımın teknik direktörlüğünü Mustafa Denizli yapıyordu. 2002-2003’te ise F.Bahçe Şampiyonlar Ligi ön eleme maçında Hollanda’nın Feyenord takımına 0-1 ve 0-2’lik sonuçlarla elendi. 2004-2005 sezonunda ise lige direkt katıldı. Ligde Çek S.Prag (1-0, 1-0), M.United (2-6, 3-0), O.Lyon (1-3, 2-4) ile aynı grupta yer aldı. Grupta üçüncü oldu ve UEFA kupası’nda yoluna devam etti. 2005-2006 sezonunda Milan (1-3, 0-4), PSV (3-0, 0-2), Schalke (3-3, 0-2) ile yer aldığı grubu 4 puanla sonuncu sırada tamamladı. Sarı-Lacivertli takım geçtiğimiz sezon ise Şampiyonlar Ligi’ne girebilmek için 2 ön eleme oynadı. 2. ön elemede Fareo Adaları’ndan B36 Torshavn takımını 4-0 ve 5-0’lık skorlarla geçti. 3. ön elemede ise Ukrayna’nın D.Kiev takımına 1-3 ve 2-2’lik skorlarla elenerek bir kez daha UEFA’nın yolunu tuttu. Yıldırım döneminde F.Bahçe’nin UEFA Kupası serüveni de parlak geçmedi. 1998-99 sezonunda ön eleme oynadığı Göteborg’u 1-2 ve 1-0’lık skorlarla saf dışı bırakarak 1. tura çıktı. Burada ise İtalya’nın Parma takımına (1-0, 1-3) elenmekten kurtulamadı. 1999-00 sezonunda Macaristan’ın MTK Budapeşte takımına 0-0 ve 0-2’lik skorlarla elendi. O yıl G.Saray UEFA Kupası’nı müzesine götürdü. F.Bahçe 2002-2003 sezonunda Şampiyonlar Ligi’nden elenerek geldiği bu kupada İsveç’in AIK Solna takımını 1. turda 3-3 ve 3-1’lik skorlarla eledi. 2. turda Yunanistan’ın Panathinaikos takımına (1-1, 1-4) elenmekten kurtulamadı. 2004-05 sezonunda yine Şampiyonlar Ligi’nden geldiği UEFA Kupası’nda 16 takım arasına kalmak için İspanya’nın o sıralarda La Liga’da 13. sırada bulunan ekibi Real Zaragoza ile karşılaştı. 0-1 ve 1-2’lik skorlarla elendi. 2006-2007 sezonunda yine Şampiyonlar Ligi’nde başarılı olamadığı için bu kupaya katılan F.Bahçe 1. turda Danimarka’nın Randers takımını 2-1 ve 3-0’lık skorlarla eleyerek yenilenen statü gereği gruplara kaldı. Grup maçlarında Newcastle United’a deplasmanda 1-0 yenildi. İtalya’nın Palermo takımını içerde 3-0 mağlup etti. İspanya’nın Celta Vigo takımına da dış sahada 1-0 yenildi. Almanya’nın E.Frankfurt ekibiyle Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda 2-2 berabere kalarak 32 takım arasına girdi. Burada ise Hollanda’nın AZ Alkmaar takımına 3-3 ve 2-2’lik skorlarla elenmekten kurtulamadı. AZİZ YILDIRIM'DAN İLGİNÇ REKOR F.Bahçe ligin kurulduğu 1959’dan 2007’ye kadar 71 yabancı futbolcu transfer etti. Son 10 yıldır başkanlık yapan Aziz Yıldırım ise bu transferlerin 36’sına imza attı. 1959’dan Aziz Yıldırım’ın göreve geldiği ana kadar 13 başkan değiştiren Sarı-Lacivertliler’de diğer başkanlar toplam 35 yabancı futbolcu transfer etmişti. Aziz Yıldırım ilk yıllarda önüne gelen yabancıyı kadroya katarken son yıllarda ise Avrupa’da başarılı olmak için yıldız isimlere yöneldi. İşte Yıldırım’ın yabancıları: John Mosheou, Elvir Baliç, Sergio Nerves, Viorel Moldovan, Manuel Dimas, Murat Yakın, Samuel Johnson, Süleyman Oulare, Yaw Preko, Haim Revivo, Kenneth Andersson, Milan Rapaiç, Nicola Lazetiç, Zoran Mirkoviç, Mirko Mirkoviç, Vicente Simao, Ariel Ortega, Stecanelo Washington, Miroslav Steviç, Vladimir Beschastnykh, Sergi Rebrov, Fabio Luciano, Marco Aurelio, Pierre van Hooijdonk, Robert Enke, Stejipan Tomas, İvailo Petkov, Marcio Nobre, Fabiano L. Rodriguez, Alex de Souza, Nicolas Anelka, Stephen Appiah, Mateja Kezman, Diego Lugano, Edu Dracena, Deivid de Souza.
|
Tarih: 15:42, 2/10/2007 |
Yorum yaz |
|